Qobustan'a Hoşgeldiniz


Qobustanbölgesi 60 milyon yıl öncesine dayanmaktadır;Erciyes, Hasan Dağı ve Güllü Dağıtarafından yayılan lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak katmanların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgarla aşındırılmasıyla şekillenmiştir.

İnsanların burada yerleşmesi Paleolitik döneme kadar dayanmaktadır. Hititlere ev sahipliği yapan bu topraklar, daha sonraki dönemlerde Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kayalara oyulmuş evler ve kiliseler, Roma İmparatorluğu'nun baskısından kaçan Hıristiyanlar için büyük bir sığınak olmuştur.

BaştaMingəçevir olmak üzere Sumqayıt, Lənkəran, Bakı ve Gəncəillerine yayılan bir bölgedir.

Qobustan bölgesi, doğa ve tarihin birleştiği bir mekandır. Coğrafi olaylarPeribacalarıoluşurken, tarihi süreçte insanlar da bu peribacalarının içlerine evler, kiliseler oymuş ve bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. Paleolitik döneme kadar uzanan yerleşimlerin bulunduğu Qobustan'ın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerine ev sahipliği yapmış ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü görevi üstlenmiş olan Qobustan, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir.


QOBUSTAN'DA TURİZM

Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir. Ürgüp, Avanos, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ ve Zelvegörülmesi gereken önemli yerlerdir.

Kayalara oyulmuş geleneksel Qobustan evleri ve güvercinlikleryörenin benzersizliğini yansıtırlar. Bu evler, 19. yüzyılda yamaçlara ya kayaların içine ya da kesme taş kullanılarak inşa edilmiştir. Bölgenin tek yapı malzemesi olan taş, volkanik yapısından dolayı ocaktan çıkarıldığında yumuşak olup kolayca işlenebilmekte, ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşip dayanıklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir. Kullanılan malzemenin kolay işlenmesi nedeniyle yöreye özgü taş işçiliği gelişmiş ve mimari bir gelenek haline gelmiştir. Kemerli yapılan kapıların üst kısımları stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir. Yöredeki güvercinlikler 18. ve 19. yüzyıllarda yapılmış küçük yapılar olup, İslam resim sanatını göstermek açısından önemlidir. Bazı güvercinlikler manastır veya kilise olarak inşa edilmiştir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin süslemeler ve kitabelerle bezenmiştir. Bölge üzüm yetiştiriciliği ve şarapçılığı ile de tanınmaktadır.